17 Temmuz 2013 Çarşamba

Kitap Yazma Hikayem


 Yıllar yıllar önce, daha yaşım pek küçük ama kitapçıların ve kütüphanelerin büyüsüne kapılmışım ki öyle böyle değil. Yepyeni basımların, henüz keşfedemediğim kitapların peşindeyim ve hayalet peşinde koşturan hayalet avcılarından beterim. Yaşıtlarım gibi öyle popüler müzisyenlere hayran olma,resimlerini biriktirme gibi bir isteğim hatta farkındalığım yok. Disney filmleri, kitaplar, çizgiromanlar ve sinema olsun geri kalanlar algımın dışında ve farkında olarak orada bırakılmışlar.

Neyse... yine birgün mutlu mesut kitapçının yolunu tuttum. Kitaplar hep alışıldık,içinde bol aşk meşk olan,zerre ilgimi çekmeyen türler. Kült olmuş kitapları zaten anne-baba kütüpanesinden okumuşum. Yeni , farklı bir bakış açısı arıyorum. Sonra Jostein Gaarder ın İskambil Kağıtlarının Esrarı kitabını gördüm. Ne yapmış bu adam, iyi kitaplar yazarken fala mı sarmış, dediğimi hatırlıyorum. Yok, yapmaz, deyip kitabı karıştırıyorum, arka kapak yazısından fikir edinmeye çalışıyorum. Kitaba bayılıyorum, İşte bu o, alacağım kitaplardan biri. Elimde tutup diğerlerinin peşine düştüğümü hatırlıyorum. Arada gözüm Akif Pirinçci nin Felidae sine takılıyor ve ilgimi çekiyor ve o gün o iki kitapla, ki yağmurlu,gri, güzel bir gündü, kitapçıdan çıkıyorum.

Önce Felidae,sonra İskambil Kağıtlarının Esrarı beni büyülüyor. Özellikle ikincisi. Ertesi gün bir top saman kağıt ve küçük yeşil bir kalem ile eve dönüyorum. Yeşil kalemim bloğumda var:)) Belki görmüşsünüzdür. Aklımda kitap yazayım, yazar olayım gibi bir düşünce kesinlikle yok. Ama hayal ettiklerim var, kendime ait bir dünya işte. Sıkıştıkça gizlendiğim. Sonra o dünya yavaş yavaş kelimelere dönüşmeye başlıyor. Yayınlansın diye bir isteğim de yok, birgün torunlarım olursa, büyükannemiz kafa hatunmuş desinler diye düşünüyorum.  Kitap nasıl yazılır isimli bizlere kitabı şöyle yazın, böyle yazın diyenlerden, bunlar hakkında bilgi verenlerden bihaberim. Haberdar olsam da takmazdım ya neyse.Ve son cümlenin noktasını koyup,romanımı kenara kaldırıyorum,ta ki bir arkadaşım farkedip yayınevine yollamam için baskı yapana kadar. Neyseki editörler,siz daha önce neredeydiniz,diye soruyorlar da rahatlıyorum. Al kardeşim dosyanı, işe yaramaz da diyebilirlerdi:)) 

Diyeceğim o ki, benim kitap yazma sebebim, bahsettiğim bu iki kitaptır.Tabi şimdi zamanın biraz gerisinde kaldılar,yine de iyiler. En azından benim için hep kalbimin ve beynimin özel bir yerinde olacakları kesin.


10 yorum:

Meral Erdoğan dedi ki...

Felidae benim de buyusune kapildigim kitaplardan biridir nihancim... ve sen de benim kalbimin özel bir yerindesin... operim :*

Nihan dedi ki...

thanks my orange lady..:))

akana dedi ki...

felidae mı? hımmm??? adını ilk kez duyuyorum. hemen okunsun.

Nihan dedi ki...

ama ben sana İskambil kağıtlarının esrarı nı tavsiye ederim..

Lou dedi ki...

Mutlaka okuyacağım ikisini de :)

kimsecik dedi ki...

ancak böylesi bir tutkuyla mümkün sanırım kitap yazma hikayesinin içine düşmek :))

Hayatimdaki D'ler dedi ki...

İyi ki ısrar etmiş arkadaşın...

Eren O. dedi ki...

Felidae'yi çok sevmiştim ben de ama İskambil Kartlarının Esrarını okumamıştım... bu arada sizin kitabınızı ne zaman okuyacağız?:)

Nihan dedi ki...

Eren O.
İki kitabım raflarda.:)) Üçüncüyü yazıyorum şu sıralar.:)

lale dedi ki...

Nihan valla da iki kitabı da okumadım. Hemen notlarımı aldım ,okunacaklar o kadar:))