4 Ağustos 2010 Çarşamba

Uzun Yolculuk




Eski bir taş evde uyansam. Zamansız bir yerde. Kahve kokuları gelse alt katlardan. Pencereye yaklaşsam. Küçük bölümlere ayrılmış, yerden tavana kadar yükselmiş, pervazları kar kristalleriyle dolmuş olan pencereye. Dışarıda koşuşturan insanları görsem ve lâpa lâpa yağan karları...Her kartanesinin üzerinde Kartanesi Gezegeni'nin halkının o anda ne yaptığını merak etsem.

Beklediğim trenin düdük sesi çalınsa kulaklarıma. Tek bildiğim, onu beklediğim. Küçük valizimi alıp koşarak insem taş merdivenleri. Alt kattaki şömineye gözüm takılsa. Üzerine ne çok umut parıltısı sıralandığı çekse dikkatimi. Kimlerin olduğunu merak etsem. Masadaki kahveye gözüm ilişse. Dumanı halâ üzerinde. Yanında bir kart. Hani şu eski, kar temalı ve simli olanlardan. Arkasında bir not. Senin için. Daha fazla bekleyemeyeceğim geçer içimden, kahveyi yudumlarken. Ahşap, kalın kapılar açılsa, gıcırdasa. Atsam adımımı birkaç karlı, buharlı basamağa. Kırmızı tren yaklaşmakta. İnsanlar nezaketle selamlarken beni, trenin dumanlı bacasına kaydırsam gözlerimi. Önümde dursa, kapısı açılsa. İçinde kimseler yok. Otursam en güzel manzaralı koltuğuna. Başımda bir şapka. Önünde çeneme zor ulaşan tülü. Elimde eldivenler, minik valizi sımsıkı kavrayan. Gülümsesem, kimse yok görecek. Zamansızlığın boşluğu dolsa. Çevremi izlemeye koyulsam mutlulukla. Uzun tren yolculuğu, vaktim çok. Yazılacaklar, çizilecekler var. O kadar uzunki yol. Ve o kadar sessizki. Tam istediğim gibi.
Başlasam işlerime. O güzel sessizlikte. Zaman geçse, takvim yaprakları dağılsa, yolculuk bitse. Valizin içindeki boş kağıtlar dolularıyla yer değiştirse. Kelimeler çoğalsa, boyalar bitse. Duran trenin basamakları karlı patikayı gösterse. Kar lâpa lâpa yağmaya devam etse.
İncecik, uzun ve gizli. Sonunda gizli yerim bekliyor beni. Dev ağaçlar, heyecanla fısıldaşan. Ve tehlikeli robotlar. Biliyorum bana dokunamazlar.
Adımlarım çok hızlı, koşuyorum neredeyse. Gizlediğim yerde beni bekleyen çaydanlık eve. Yaklaşmak tehlikeli, dört bir yanı sarılı. Puslu, buharlı, karlı. Yeni hayalini bırak git. Koşturma diyor bir ses, burada güvendesin. Burası senin. Hayallerinle dolu çaydanlık evin... (Yazan-Çizen: Nihan SARI)

12 yorum:

çikolata kitapçısı dedi ki...

çook çok güzel. uzun zamandır rastlanılmamışçasına içten. :)
(yani genel olarak okuduğum hikayelerden dem vuracak olursam.)

Ashley dedi ki...

ÇAYDANLIK , KADININ SICAKCIK TUTAN GECELİK VE ÇORAPLARI FAVVVVORİ. harikasın Nihan abla.

Ashley dedi ki...

Ama keşke Noel zamanında olsaydı bu foto . Aralıkta enfes !

Açalya dedi ki...

güzel çizdiğin kadar güzel de yazıyorsun sen...

kara kitap dedi ki...

dün gece sıcaktan uyuyamamış bünyeye karlar ne iyi geldi bilsen.robot arkadaşının resmini de baş köşeye kondurmuş,ev tam hayalimdeki gibi. :)

kutupayusu dedi ki...

çok ii geldi şimdi bana bu ...oh mis... :)

OiP dedi ki...

renkler ne kadar sıcak:) sayende şu sıcakta bile cazip geldi bana o çaydanlık ev Nihancım!!

Sıradan Bir Sazan dedi ki...

Nihan, ben de gelebilir miyim?

Lütfen ama...

Nihan SARI dedi ki...

çikolata kitapçısı,
çok teşekkür ederim.beni çok mutlu ettin.

Ashley,
bıdık çok teşekkür ederim.aralıkta ben sana güzel çizimler yaparım.:)

Açalyacığım,
umarım kitabımı okumak da nasip olur.sevgiler.

kara kitapcığım,
oturmaya beklerim.ne güzel sohbet ederdik.

kutupcuğum,
çok teşekkürler canım.

Oipim,
zaten birgün toplaşıp gidelim.aralıkta güzel olur o ev.

Sazancığım,
seni almadan gitmem.:))

hobibox dedi ki...

Sayfama hoş geldiniz Nihan hanım, çok memnun oldum, bir izmirli olarak hemşerilerimizi görmek çok güzel, yine ve her zaman beklerim...

Yazınız çok içten çok samimi ayrıca çizimler de öyle, bununla ilgili size soracaklarım olucak, sevgiler...

A-H dedi ki...

Nihan yine her zamanki gibi harika, artik yazacak guzel soz bulamiyorum, kisir kaliyor sozcukler senin guzel cizimlerim ve hikayelerin icin :)
Ama bu caydanlik evi daha daha bir begendim :) benimde olsun :)inanilmaz sicacik bir cizim ve anlatim olmus ellerine saglik.

NzN dedi ki...

tam benim ihtiyacım olan şey... boş boş bakarak gitsem ya ne şahane olurdu!!
ellerine sağlık...