31 Ağustos 2010 Salı

Kahve Fincanındaki Huzur

Evimizin arkasındaki son zeytin ve çam ağacı da artık yok. Sonbahar, kış ve ilkbaharda hızla yağan yağmurlar sayesinde buğulu görünen ve gün içinde farkında olarak ya da olmayarak seyrettiğim minik orman.
.
Anladım ki yemyeşil alanlara, şehir içindeki küçük ağaç topluluklarına zaafım var. O anda ne yapıyorsam yapayım, onlara yöneliyorum.
.
Çelimsiz, küçük robot Robotlar Gezegeni'nde aranmaktadır. Suçlu değildir ama gezegenin yüz yıllardır süregelen katı kurallarına en büyük hayali uğruna karşı gelmiştir. Kaçması, saklanması gerekmektedir. Günlerin yorgunluğu pistonlarına ve gelişmiş tüm bilgisayar aksamına zarar vermiştir. Kimsenin girmeye cesaret edemediği ormana dalar. Koşar koşar ve fincan evi görür. Terkedildiği bellidir evin. İçeri girer ve ilk kez güvende hissederek derin bir uykuya dalar.
.
Başarması gerekenler vardır. Üzerine düşen görevi yerine getirince dönecektir gezegenine. Ya nem odasını boylayarak ya da kahramanlar gibi karşılanarak.:))

9 yorum:

New York'tan dedi ki...

Kahramanlar gibi karsilansin mutlu son olsun :)

OiP dedi ki...

:) dudaklarını büze büze uyumaz mı bi de:))
çiz Niyan!!
coş Niyan!!
coştur Niyann!!! :D))

kutupayusu dedi ki...

fincan evde uyuyasım geldi : )

NzN dedi ki...

yine süper, yine süper.
nihan'cım,
oip'le bana özel ders verseniz ben de becerebilir miyim acep 15milyon yol sonunda böyle şeyler çizmeyi:)

kara kitap dedi ki...

küçük ağaç topluluklarına benim de zaafım var.bursa'da yolları bile tarif ederken yol boyunca olan ağaçların adıyla tarif ediyorum.at kestaneli yol, kavaklı yol vb...

küçük robot umarım yapması gerekeni başarır.

burcu d. dedi ki...

hallo nihan,

thanks for asking...cok sevindim.

sinavlar yüzünden ara vermek zorunda kaldik. I think, october yine blog'a devam edecegiz.

take care!

annemineli dedi ki...

Çok hoş olmuş,ellerine sağlık,sevgilerrrr....

sirâr dedi ki...

Kayseri çorak bir yerdir. Bu gidişimde yolda ağaçlık bir bölüme nasıl da ilgiyle baktığımı hatırladım. Sanki birkaç ağaçtan ormanlara dalardım. Senin gibi bir ruhun yeşillerin ve mavilerin ortasında, kırmızı bir çaydanlıktan evi olmalı. Grilerin arasında bile bizi bu yolculuklara çıkarıyorsun ya, o zaman ne olur bilemem. Ayrıca senin bu çizimlerin kokusunda davet var bilesin. Ve ayrıca son yorumun için çok teşekkür ederim. Bana güç verdiğin için... İyi ki diyorum, gerisini sen tamamla. Nihan Abla :))

Nihan SARI dedi ki...

sevgili arkadaşlarım,
hepinize güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim.:))